KIRIK HAVALAR
DENİZİN DİBİNDE HAÇCEM DEMİRDEN EVLER


Repertuar No
1455 
Yöresi- İli
İlçesi- Köyü
Arvallı (Bağsaray)  
Kaynak Kişi
Derleyen
Notaya Alan
İcra Eden
 
Makamsal Dizi
Konusu - Türü
Karar Sesi
La 
Bitiş Sesi
La 
Usül
2/4 
En Pes Ses
La 
En Tiz Ses
La 
Ses Genişliği
8 Ses 
Youtube Linki
 




TÜRKÜNÜN SÖZLERİ

DENİZİN DİBİNDE HAÇCEM DEMİRDEN EVLER
AK GERDANIN ALTINDA DA ÇİFTEDİR BENLER
O GINALI BARMAKLAR DA O BEYAZ ELLER
YOLCUYU YOLUNDAN EYLEYEN DİLBER

OVALARA DUMAN ÇÖKMÜŞ GÖREMEDİN Mİ
A GIZ GENDİ SAÇINI ÖREMEDİN Mİ
DALGA DALGA DALGA DALGA DALGALANIYOR
HAÇCEYİ GÖRENLER AMAN SEVDALANIYOR

ARVALI'NIN ÖNÜNDE DE PINARLAR HARLAR
HAÇCEM ÇIKMIŞ PENCEREYE AY GİBİ PARLAR
BEN HAÇCEYİ YİTİRDİM DE DUMANLI DAĞLAR
GÖZLERİMİN PINARLARI DURMADAN ÇAĞLAR

ALÇAKLARA GARLAR YAĞMIŞ YÜKSEKLERE BUZ
GEL SENİNLE GEZELİM İNCE BELLİ GIZ
ONU ONU ONU ONU ONU ONUNA
BENDE YANDIM HAÇCENİN MOR FİSTANINA

YÜCE DAĞ BAŞINA HAÇCEM EKİN EKİLMEZ
YAĞMUR YAĞMAYINCA (aman) KÖKÜ SÖKÜLMEZ
ELLERİN KÖYÜNDE HAÇCEM GAHIR ÇEKİLMEZ
DOLDUR AĞULARI İÇELİM HAÇCEM

ALÇAKLARA GARLAR YAĞMIŞ YÜKSEKLERE BUZ
GEL SENİNLE GEZELİM İNCE BELLİ GIZ
ONU ONU ONU ONU ONU ONUNA
BENDE YANDIM HAÇCENİN MOR FİSTANINA

HAÇCE : Hatice
AĞU : Zehir
ARVALI: Köy adı

 

TÜRKÜNÜN ÖYKÜSÜ

     Kaynak kişi Seyfettin Türkol'un oğlu Metin Türkol'un anlatımına göre; "DENİZİN DİBİNDE HAÇCEM DEMİRDEN EVLER" adlı türkü 3 ayrı Hatça türküsünün birleşiminden oluşmuştur. Metin Türkol, o dönemde yaşayan fakir köylü kızların küçük yaşta istemedikleri kişilerle evlendirilmeleri sonucunda, sonradan yaşanan olaylardan dolayı yakılan 3 ayrı türkünün sözlerinin anonim bir ezgide birleşmesiyle oluşan bir türkü olduğunu ve repertuarda 6 kıta görünmesine rağmen aslında türkünün 12 kıtadan oluştuğunu söylüyor. 
     "Denizin dibinde hatçam demirden evler" dizesinde bahsedilen ilk Hatça (Hatice) Burdur'un Kayış Köyü'nden.. Kocasını bırakıp sevdiği adam ile Antalya Merkez'e kaçan bir kızın hikayesi. Burada "demirden ev" denilerek kasdedilen de sahilde etrafı demir çitler ile çevrili villalar...
     "Yüce Dağ Başında Hatçam Ekin Ekilmez" ve "Yüce Dağ Başında Hatçam Harmanın Mı Var" diye başlayan dörtlüklerde anlatılan Hatça ise Burdur'un Beşkavak Köyü'nden uzak ve yüksek bir dağ köyüne gelin giden başka bir Hatça'nın türküsü..
     "Arvallı'nın Önünde Pınarlar Harlar" dizesinde geçen Hatça ise Burdur'un Arvallı Köyü'nden. Köydeki vekil öğretmene tutkun olan ve çok güzel bir kız olan Arvallılı Hatça'yı zorla köyün çobanına verirler. Vekil öğretmen köyden gittikten sonra kaderine razı olan Hatça, çoban kocasından bir tane de çocuk sahibi olur. Çobanı hiç sevemeyen Hatça, sonraki yıllarda köyde Süleyman isminde bir gence gönlünü kaptırır. Süleyman'ın samimi arkadaşlarından olan Bekir'in, duruma itirazı ve tüm uyarılarına rağmen Süleyman da Hatça'ya gönlünü kaptırır. Bir süre sonra Hatça, çocuğunu da bırakarak Süleyman ile birlikte köyden kaçar... Süleyman'ın arkadaşı olan Bekir de bu duruma bir türkü yakar:
      
              Sabahınan Kalktım Hatçam Buldum İzini
              Çokmu Dövdün Sen De Hatçam Sen De Dizini
              Kıramadım Ben De Süleymanın Sözünü
              Nere Kodun Zalım Hatçam Körpe Kuzunu
              Varman Kızlar Varman Kirli Çobana   
              Çoban Evde Durmaz Gider Yabana

              Arvallı Dedikleri De Bir Büyük Şehir
              Şehir Oldu Hatçam Bana Her Yanı Zehir
              Çok Dediler Arkadaşlar Yar Senin Değil
              Arkadaşı Sorar isen Arvallılı Bekir
              Onu Onu Onu Onu Onu Onuna
              Ben De Yandım Hatça Kızın Basma Donuna

                                                Savaş AKBIYIK