UZUN HAVALAR
DAVRAN KIR AT DAVRAN SİVRİ'YE DAVRAN


Repertuar No
543 
Yöresi- İli
İlçesi- Köyü
-  
Kaynak Kişi
Derleyen
Notaya Alan
 
İcra Eden
 
Makamsal Dizi
 
Türü
Karar Sesi
 
Bitiş Sesi
 
Usül
 
En Pes Ses
 
En Tiz Ses
 
Ses Genişliği
 
Youtube Linki
 


TÜRKÜNÜN SÖZLERİ

DAVRAN KIR AT DA DAVRAN SİVRİ'YE DAVRAN
SİVRİ'NİN ÜSTÜNDE DE BİR ULU SAYRAN
UYAN RAŞİT'İM DE UYAN GEÇİYOR KERVAN
YAKIN OYLUM OYLUM SİVRİ DAĞINI

DÖĞERİM DÖĞERİM DE (yar) BAĞRIM DELİNMEZ
ÇIKARIM BAKARIM DA SILAM GÖRÜNMEZ
EL KIZI BULUNUR DA GARDAŞ BULUNMAZ
YAKIN OYLUM OYLUM SİVRİ DAĞINI

SAYRAN : Güneşten, yağmurdan korunmak için bir şeyin üzerine örtülen örtü

 

TÜRKÜNÜN ÖYKÜSÜ

     Muzaffer Sarısözen tarafından Adnan Türközü'den derlenen ve TRT Repertuarı'na da Orta Anadolu türküsü olarak giren bu ağıt, Yozgat Merkez'e bağlı Gelingüllü Köyü ile birleştirilerek "Esenli" adını alan Dedik Köyü'nde, Kurtuluş Savaşı yıllarında yaşanmış bir olayı anlatmaktadır.
     1876 yıllında Dedik Köyü'nde dünyaya gelen Reşit, 6 erkek kardeşten gözü en kara olanıdır. Akranları milli mücadele için savaşırken o, milli mücadeleye karşı çıkarak Çapanoğlu çetelerinin başı Dedikli Yahya ile birlikte dağa çıkar. Çerkez Ethem ve Düzenli Ordu Birlikleri Çapanoğulları'nı Arapseyfi yakınlarında yenilgiye uğratınca, çeteler dağılır. Yahya, Reşit ve Yudanlı Üzeyir, Dedik Köyü'ne sığınırlar. Askerler takibini sürdürünce Yahya teslim olur, Reşit ve Üzeyir ise Sivri Dağı'na doğru kaçarlar. Askerlerin "Teslim ol" çağrısına silahla karşılık veren Reşit ile Üzeyir, Sivri Dağı'nın tepesinde vurularak öldürülürler. 
     Askerler, Reşit ve Üzeyir'in cesetlerini ayaklarından bağladıkları iple sürükleyerek düzlüğe indirirler. Yahya ise daha sonra yargılanarak idam edilir. Bu olay üzerine halk arasında şu türkü yakılır; 

Davran gırat davran Sivri'ye davran
Uyan İreşid'im geçiyo kervan
Otuz atlıya da sen idin savran
Yakın oylum oylum Sivri Dağı'nı

Düğün kurdum gardaşların gelmedi
Şu garip halimi kimse sormadı
Kafir düşman cenazemi kılmadı
Yakın oylum oylum Sivri Dağı'nı

Dudular kumrular ötüşür m'ola
Açıldı yaralar bitişir m'ola
Yahya, Reşid imdada yetişir m'ola
Yakın oylum oylum Sivri Dağı'nı

Yağmur yağdı yamaçlarım ıslandı
Hüseyin geldi şu kayaya yaslandı
Zalim kurşun ciğerimde paslandı
Yakın oylum oylum Sivri Dağı'nı

Reşit derler idi cahil bir uşak
Beline bağlamış yedi kat fişek
Eşkıyalık derler biz de alışak
Yakın oylum oylum Sivri Dağı'nı

Yudan'a vardık yedik eriği
Beş kuruşa aldık pullu bürüğü
Bu gelen de İreşid'in feriği
Yakın oylum oylum Sivri Dağı'nı

Bize emir veren Alman'dır Alman
Arkadaşım Karamanlı Süleyman
Taburası sen üstüme gelemen
Yakın oylum oylum Sivri Dağı'nı

İreşid de bir dutluğun başında
Almış martinini uyur döşünde
Beyler düşmüş İreşid'in peşine
Yakın oylum oylum Sivri Dağı''nı

İreşid dediğin bir yiğit uşak
Beline bağlamış ibrişim kuşak
Düşmanına atmış bin beş yüz fişek
Yakın oylum oylum Sivri Dağı'nı

Kaynaklar:
* Bk. Sivrikaya Yörükleri, C. Türkay, age, s. 6-8
* Bk. D. Doğan, Sorgun 95, s. 255.
* Bk. D. Doğan, Sorgun Güldestesi, s. 370.
* Bk. E. Kapusuzoğlu, Yozgat Şirleri Antolojisi, s. 312.
* Şahmurat Sipahi, Dedik köyü, 1945 doğumlu

                               HABİP COŞKUNSOY